Donör alan, güvenli bölge, kapasite: Ankara’da sık duyulan üç terim
Çayyolu, Ümitköy ve Eryaman gibi semtlerde yaşayanlar da ekim için çoğunlukla merkezi Çankaya’yı tercih ediyor. Aşağıdaki açıklamalar bu kararı veren okurların sorularını da kapsıyor.
Ön görüşmede adayların çoğu yalnızca kaç kök ekileceğini sorar; kökün nereden geleceğini sormak akıllarına gelmez. Ankara’da muayeneye giden birinin karşılaşacağı üç kavramı sırayla açmak, bu eksikliği giderir. İlk aşamada Ankara saç ekimi ile ilgilenenler bu bilgiyi pratikte faydalı bulur.
Donör alan: Ensenin çukurundan başlayıp iki kulağın üstüne kadar uzanan, köklerin söküleceği at nalı biçimindeki kuşaktır. Kel dedelerde bile bu kuşağın dolu kalmasının nedeni, buradaki köklerin DHT etkisine direnmesidir; tepeye taşınınca da bu özelliği korurlar.
Güvenli bölge: Donör şeridin, ileriki yıllarda da seyrelmesi beklenmeyen kısmıdır. Bu sınırın dışından, örneğin tepeye çok yakın yerden kök almak bugün sorun çıkarmaz ama yıllar sonra o bölge de açılırsa ekilen saç da kaybolabilir. Pratikte saç ekimi Ankara öncesinde bu cevapları bilmek beklentiyi dengeler.
Kapasite: Enseyi seyrek göstermeden, bir insanın hayatı boyunca o kuşaktan söküp başka yere taşıyabileceği köklerin üst sınırıdır. Kalın telli, sık enseli biriyle ince telli birinin sınırı aynı değildir; derinin ne kadar gevşek olduğu da hesaba girer. Kapasiteyi ilk seansta tüketmek, ilerde gerekebilecek bir düzeltmeye pay bırakmaz. Ankara gibi kısa saç modelinin yaygın olduğu sıcak bir kentte arka bölgenin görünümü, ön hat kadar önemsenmelidir.